T.C.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, CNN Türk canlı yayınında Gülşen Coşkun’un sorularını yanıtladı.

Merkez Bankası’nın faiz kararı, kredi kartlarındaki taksit artışı, sebze ve meyveye künye uygulamasının gıda fiyatlarına yansıması ve kırtasiye denetimleri öne çıkan başlıklardı.


 
Bakan Tüfenkci, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) faiz koridorunun üst bandını yüzde 8,50'den yüzde 8,25'e indirmesini şu sözlerle değerlendirdi.
“Tabi memnuniyetle değerlendiriyoruz. Biz esasında Merkez Bankası’nın faiz indirim politikasını destekliyoruz ve son dönemlere baktığımızda özellikle Merkez Bankası’ndaki başkan değişiminden sonra faizlerin inişe doğru gittiğini görüyoruz. Şimdi beklentimiz bunun özellikle bankalar tarafından da dikkate alınarak, reel anlamda da piyasalara yansımalarını gözlemlemek istiyoruz. Bankaların bunu uygulaması gerekir politika faizinin düşmesi olumlu bir gelişme diye temel anlamda değerlendiriyoruz.”

KREDİ KARTLARINDAKİ TAKSİT ARTIŞI
 
"Özellikle tabi burada daha önce de ifade edildiği gibi çeşitli bakanlarımız ve Başbakanımız tarafından İthal ve yerli ürün temel ayrımı içerisinde özellikle ithalatımızı körüklemeyecek ürünler noktasında taksit sayısını artırmış bulunuyoruz. Çünkü biz bunu yaparken bir yandan iç piyasanın canlanmasını istiyoruz, bir yandan da cari açık dengemizin daha fazla artmasını istemiyoruz, hatta düşmesini istiyoruz. Dolayısıyla yerli ürünlerin teşviki noktasında böyle bir uygulamaya geçtik."

YERLİ ÜRÜN TEŞVİK EDİLECEK

Burada lüks tüketim sayılan cep telefonlarına, cep telefonlarında da yerli üretim yapan cep telefonlarına bu anlamda taksit sayısını artırıyoruz ama diğerlerinde bir değişiklik yapmıyoruz.
Yine yerli üretim örneğin mobilyalar, beyaz eşya, aklınıza ne gelirse mutfak eşyalarından tutun da sehpalara kadar, onun üzerine örttüğünüz örtülere kadar hepsini sayabilirsiniz.
Buradaki temel ayrım elektronik ürünlerde diyelim ki ithal bilgisayarlarda taksit sayısını aynı tutuyoruz veya mücevher de altında taksit sayısı aynı şekilde ama onun dışında kalan otomotiv dahil diğerlerinde taksit sayısını artırmış bulunuyoruz.
Cari açığı artırmayacak ürünler noktasında taksit sayısının 9 dan 6 ya çekmiş olduk. Esasında baktığımızda da tüketicide bu ürünlerde ortalama 6 taksitte yapıyor.

KREDİ VE KREDİ KARTI BORÇLARINA 72 AYA VARAN YAPILANDIRMA

Burada en önemli bizim uygulamada esasında tüketicimizi ve piyasayı rahatlatacak hususlarda birisi de kredi kartı borçlarını ve bireysel kredilerin yeniden yapılandırma imkânı getiriyoruz bu önemli 72 aya kadar vadeye yayma imkanı getiriyoruz.
Borç noktasında bir sınır yok ne kadar borç varsa tekrardan yapılandırma ve aynı faiz oranları ile yapılandırmayı getirmiş olduk. Bireysel kredilerde biliyorsunuz 36 ay vade vardı bunu 48 aya çıkarmış olduk. Bunu piyasayı rahatlatacak argümanlar olarak görüyoruz. Çünkü bu nokta da gerek tüketicilerden gerek bankalardan böyle bir talep vardı. İnşallah tüketicilerimiz, insanımız bunu kullanır.

GIDA FİYATLARI

Şimdi gıda fiyatları iki türlü bizim için önemli; birincisi önceliğimiz tüketicimizin ucuz gıdaya ulaşmasını istiyoruz. Sebze meyve fiyatlarındaki aşırı oynaklığı ortadan kaldırmak istiyoruz. Ve özellikle üreticiyle tüketici arasındaki fiyat farkını aşağılara çekip, daraltmak istiyoruz. Çünkü baktığımızda tarlada üreten emek veren üretici diyor ki ‘ben kazanamıyorum, ürünüm para etmiyor, fiyatlar beni tatmin etmiyor’ ama diğer yandan tüketiciye baktığımızda tüketici de fiyatlar çok yüksek, tarla fiyatının iki üç katına ürünü tüketiyor. 5 lira oluyor, 10 lira oluyor. Pazarlarda, marketlerde bu noktada tüketicilerimiz ciddi anlamda şikayet ediyor. Üreticiler de şikayet ediyor, o zaman bu parayı kim kazanıyor ?

Bizim özellikle yeni dönemde gıda komitesini daha aktif hale getirdik daha üst düzeye çektik.

Burada başbakan Yardımcımız Sayın Mehmet Şimşek başkanlığında 6 Bakanlık tarafından daha önceden gıda fiyatlarının seyrine göre önlemler alma adına bir takım çalışmalar yapılacak.
 
Bizim için ikinci önemli olan husus da biliyorsunuz enflasyon sepetinde gıda ürünleri aşırı bir oynaklık olduğu için bizim enflasyon tahminlerini tutturma noktasında ve beklentileri karşılama noktasında da farklılıklar oluşturuyordu. Enflasyonu da normal seyri içinde tutarak bizim genel ekonomik gidişatımıza da katkı sağlamak istiyoruz.
 
Gıda arz ve fiyat gelişmeleri ile ilgili erken uyarı sistemi kurmuş olduk ve bunu dikkatle izleyerek ve bir üründe aşırı bir fiyat oynaması oluşursa iki türlü müdahale etme imkanımız var. Bir; dış ticareti yani ithalatı kullanarak piyasayı rahatlatabiliriz. İki bu tür stokçuluk yapanlara idari tedbirlerle piyasaya müdahale ederek yaparız.
 
Biliyorsunuz yeni Bakanlar Kurulu kararı ile özellikle ürünleri görünür hale getirme, arz zincirini görünür hale getirerek fiyatlanmaları kontrol haline getirmek istiyoruz. Künyeler oluşturduk; ürünün adı, üretim yeri veya gümrük kapısı, üretim tarihi, miktarı, alış fiyatı, işletme adı, üreticisi, diğer belgeler… Konveksiyonel ve organik ürünler için nerede üretildiği noktasında… Üretici barkod numarası ile www.hal.gov.tr adresinden de girdiğinde de o ürünün hangi üreticiden kaça alındığını, orada tüccarın kaça sattığını, komisyoncu bu ürünü markete kaça devrettiğini, marketin veya pazarcının kaç lira fiyat koyduğunu buradan izleyebilecek. Bu zorunlu hale getirilecek. İstatistik çıkarmak için elimizden bir veri olacak, hangi ürünün nerede fiyatlandığını görme anlamında bir veri bankamız oluşmuş olacak, tüketicinin bir baskısı olacak. Bu noktada önemlidir diye düşünüyorum.
 
YÜZDE 25-30’LUK FİRE ORANINI AZALTACAĞIZ

Tarlada çıkanla rafa gelene kadar en azından yüzde 25-30 bu ürünün fire verdiğini görüyoruz. Bu ürünün fire vermesini azaltmak istiyoruz. Bununla ilgili soğuk hava depolamayı zorunlu hale getireceğiz. Özellikle hallerin, komisyoncuların olduğu yerlerde soğuk hava depolarını zorunlu hale getireceğiz. Bunu zorunlu hale getirirken teşvik edeceğiz. Soğuk hava zinciri içerisinde sebzelerin taşınmasını ve paketlenmesini de teşvik edeceğiz.
Şimdi yüzde 25 kayıp olduğu ortada. 100 Milyar TL’lik sebze ve meyve ticareti var Türkiye’de.  Kayıp oranını yüzde 25’ten yüzde 10’a düşürdüğümüz zaman 15 milyar Türkiye’nin karı var. Bu 15 milyar direkt üreticin ve tüketicinin cebine gitmiş olacak. Fiyatlar yüzde 15-20 oranında düşmüş olacak.

Soğuk hava depolarının ve soğuk hava zinciri ile taşınması bugünden yarına olacak bir iş değil. En az 6 ay ile bir yıl arasında zaman geçecek.
Şuanda eğer piyasalarda biber, domates yada bir başka üründe bir stoklama veya bir başka aşırı kazanç varsa biz Bakanlık olarak kısa zamanda onlara müdahale edeceğiz. Rekabet Kurulu’nu da devreye sokarak gerekli cezaları da kesmiş olacağız.

ÜRETİCİ BİRLİKLERİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ

Bizim üretici birliklerimiz güçlendirmemiz lazım. Bu noktada adım atıyoruz; onların eğitiminden pazarlama teknikleri, vergi muafiyetleri sağlayarak onların direkt marketlere ilişki içerisinde sözleşme yaparak hem üreticinin kazanmasını hem tüketicinin ucuz fiyata almasını istiyoruz.
İhtisas Borsalarını kuruyoruz. Özellikle hububatta, kaysıda, elmada olduğu gibi lisanlı depoculuk faaliyetleri ile beraber üreticilerin hem ürünlerini değerlendirip hem de tüketicilerin ucuz almasını sağlamış olacağız.
Tarım Bankacılığını teşvik edeceğiz ve perakende sektöründe satış ve pazarlama kanallarının geliştirilmesine yönelik yeni modelleri de ortaya koyacağız.

KIRTASİYE DENETİMLERİ

Çocuklarımız bizim her şeyimiz ve geleceğimiz. Onların sağlığı bizim için çok önemli ve yakından ilgilendiriyor. Onların okullarda kullandığı araç ve gereçler için biz üç noktada denetim yapıyoruz. Bir özellikle kimyasal riskler açısından örneğin Azor boya maddeleri, ağır metaller ve kadmiyum yönünden ürünleri kontrol ediyoruz. İki o ürünlerin etiketlerinin içeriği ile uygun olup olmadığı noktasında denetim yapıyoruz. Giydikleri okul kıyafetinden tutun da ayakkabısına, kullandıkları kırtasiye malzemelerine kadar bunları değerlendiriyoruz. Toplam 38 bin 6 adet kırtasiye ürününü denetlemiş bulunuyoruz.
2011 yılında güvensizlik oranı yüzde 53’tü. Şuanda yapmış olduğumuz denetimlerle 2016 yılında 1.53 oranına düştü. Yani ürünlerdeki güven hususu artarak devam etti. Avrupa’daki oranları yakalamış durumdayız, denetimlerimiz de sürüyor.